3 Ocak 2021 Pazar

Yeniden Doğuş

 Tarih 3 Ocak 2020, geçen sene bugündü.

Zorlu ve acı dolu bir yoldan geçebileceğimi düşünmeden adım attığım ilk gündü. Yürümeye başlarken bu yolda, bir kapının ardında ailemi gözleri yaş ve korkuyla dolu bırakıp hiç bilmediğim insanlara emanet ettim kendimi. Ellerim ayrılırken ellerinden, tekrar tutabilmeyi diledim. Bedenimi birkaç önlüklü insanın o masaya yatırışlarını izledim. Kollarımı bağlayışlarını, ağzımı açık tutmak için aparat taktıklarını,  tüm bedenimde renk renk kabloları izledim. Son kez söylemek istediğim bir şey olup olmadığını sordular, “beni öyle bir bayıltın ki bana yaşatacağınız hiçbir acıya uyanmayayım, ama aileme de kavuşayım” dedim. Doktor elini omzuma koydu sadece ve benim gözlerim kapandı. Bir daha ne ben, ne psikolojim, ne hayatım, ne karakterim,  ne sağlığım, ne de bedenim gözlerim kapanmadan hemen önceki haliyle kaldı.

29 Aralık 2020 Salı

Okyanus

Okyanustayız. Her birimiz ayrı ayrıyız ama aynı okyanustayız. Yüzüyoruz. Arada dinleniyor, sonra bir kulaç daha atıyoruz. Bazen sadece suya bırakıyoruz kendimizi. Bazen içine dalıyor, gözlerimizi suyun yapmış olduğu basınca rağmen içeride açıp etrafa bakıyoruz. Aynı okyanusu ne çok canlıyla paylaştığımızı görüyoruz. Yalnız olmadığımızı hissetsek te yalnız yüzüyoruz. İşte hayat bu.

2 Aralık 2020 Çarşamba

İçimdekiler dökülüyor

Sustuklarımı konuşma, kırgınlıklarımı ortalığa saçma, sessizliğimi bozma zamanı geldi benim için. Biliyorum ki yaşadıklarımın bir sebebi var. Bende yara olan bu hikayeyi birilerinin hayatlarına dokunabilmek, kendi hayatıma da kendimi kazandırabilmek adına bu satırları yazıyorum. O yüzden belki şimdi biraz dağılacağım, umarım bu döktüklerimle başta kendim de dahil olmak üzere birkaçımız toparlanabiliriz. Kim bilir belki birileri benim yaşadıklarımı yaşamadan ayağa kalkabilir. Hazır mısınız, izninizle ben biraz dağılıyorum

18 Eylül 2018 Salı

Nerede kaldın

Küçüktüm. Kendi başıma markete gidip cici bebe alamayacak, kabus gördüğümde kendimi telkin edemeyecek, ellerimi yıkamak için lavaboya uzanamayacak kadar küçüktüm.

8 Eylül 2018 Cumartesi

İç döküş


Zannediyorum ki bir kitabında, herhangi bir cümlenin son kelimeleriydi Umay Umay’ın tüm yazılarımı özetleyen sözü.

“Çıkmayan sesim için yazıyorum”.

21 Haziran 2018 Perşembe

Aşkla aşka düşmek


Öyle bir şey ki, ansızın çalıveriyor kapını, “hadi” diyor, “hadi gidiyoruz”. Ne bir şüphe hissediyorsun ne de bir korku, içindeki sese kulak veriyorsun. O da “git” diyor sana, “git ki yaşa hayatı”. Zaten gidesin var, kapı çalındığı anda "bu o adam" diye hissetmişsin, gidiyorsun sende. Düşünmeden tutuyorsun elini. Hem de aşkla.

16 Haziran 2018 Cumartesi

Dedem gitti


28.05.18 saat 06:02 civarı anlamsız gelen bir çığlıkla açtım gözümü. “Yelda kalk” diyordu ablam, “kalk” sesi titriyor kelimeleri zor çıkartıyordu dudaklarının arasından, “dedem gitti” anlamadığım bir şekilde git gide kararıyordu dünyam. “Yelda kalk” dedi tekrar, “dedem öldü”