8 Ocak 2018 Pazartesi

Sahi, neydi dostluk?

“Hiç beklenmedik zamanda kalbine doğan sıcacık bir duygudur dostluk. Sevinçtir, hüzündür, anlamaktır, hatırlanmaktır, sonsuza dek olan arkadaşlıktır” diyor Google aramalarında bulduğum sonuçlar.
Sözlükte ise “dost olma durumu, dostça davranış” diye açıklamışlar.
Forum sitelerinden birinde sormuşlar, “kimdir gerçek dostlarınız? İyi günde, varlıkta yanınızda olan mıdır yoksa dar gününüzde, uçurumun kenarındayken size elini uzatan mı?”
Altında ise “koşulsuz sevendir”, “varlığını her ne şartta olursa olsun içimizde hissettiklerimizdir”, “hep te hiç, hiç te hep olabilendir” gibi cevaplar yer almış.
Peki ya, neydi ki bu dostluk?

Bana göre soyuttur mesela, ya da bulunduğu kişiliğin şeklini alandır. Herkese göredir, herkesin görebildiği ve hissedebildiği kadardır.
Kötü gününde yanında olduğun, elinden tuttuğun mudur dostluk; yoksa kötü gününü kötü gününmüş gibi hissettiğin mi?
Derdi için “halledeceğiz bir şekilde” dediğin midir, yoksa “hallettim” ya da “böyle bir şey yapsak olur mu” diyerek onu çıkmazdan çıkarttığın/çıkartmaya çalıştığın mı?
Attığı kahkahaya eşlik ettiğin midir, yoksa onun mutluluğunda daha şiddetli attığın kahkaha mıdır?
Çok sevdiğin midir, çok severek yaşadığın mı?
Nedir senin dostum dediğini arkadaşlıktan ayıran, düşündün mü hiç?
Onun çok sevdiği şeyleri bilmek midir, çok sevdiği şeyleri yapmak mı?
Çok başkalaştı günümüzde bu duygu, kavram, artık senin için her neyse o. İnsanlar konuyu yanlış anlar oldu. Daha çok çıkar ilişkisine dönüştü.
Mesela hep istemek oldu. “Benim için bunu yapar mısın” sorusu gitti, yerine “benim için bunu yapsana, sen benim dostumsun o yüzden yap diyorum” geldi. Bu daha çok içtenlik oldu.
Ya da ne bileyim işte, ilk karşılaşmada dost dediğin kişinin ruh halini görmeden giydiklerine bakar oldu insanlar.
“Her şey geçecek” diyerek elini omzuna koymanın yeterli olduğunu sandılar. İçinden geçen “o bunu yaşıyor benim başıma gelmez” gibi düşünceler hissedilmiyor sanıldı.
Yanında rahat olduğun herkes dost oldu. Telefon şifreni bilen, pijamalı hallerini gördüğün, içini rahatlıkla döktüğün herkes dost oldu, ne kolay değil mi?
Diyorum ya, beklenti önemli, ne bekliyor insan dostundan.
Sahi, neydi dostluk senin için?

Gerçekten dost olabilenlere selam olsun. 
En çokta bu satırları armağan ettiğim –kendilerini biliyor- dostuma/dostlarıma selam olsun.

(Bu yazının her türlü hakkı saklıdır. İzinsiz ve isimsiz kullanılması yasaktır.)

2 yorum:

  1. Hayatın değişen normları insanları mide bulandırıcı yaşamlara referans etti. Doğruyu bulmak, doğruya ulaşmak çok zor. İnsanların günü gününe uymuyor. Ne mutlu olsun ki doğru dostlukları bulanlara...

    YanıtlaSil
  2. Kesinlikle katılıyorum riv riv..

    YanıtlaSil