7 Mayıs 2018 Pazartesi

Buruştum


Annem yüzmeyi öğrenmem için beni kolluklarla havuzun ortasına attığında 3-4 yaşlarındaydım. Çırpınıyordum. Biraz bağırmış, defalarca su yutmuştum. Annem müdahale etmemiş, edilmesini de istememişti. Hatta babamın endişeyle bana doğru yönelmesine engel olup, “öyle ya da böyle öğrenecek” demişti. Öyle de oldu.

3 gün sürdü yüzmeyi öğrenmem. Annem beni ilk gün iki kollukla, ikinci gün tek kollukla ve üçüncü gün ise kolluksuz havuzun ortasına atmış. Ben 3 günün sonunda su üzerinde çırpınmadan ya da çok su yutmadan durabilmeye başlamışım. Kendimce uğraşlar göstererek yüzmeyi öğrenmişim. Önce çırpınmış, sonra başarmışım. O günden sonra da çok sevdim yüzmeyi, ama en çok suyu.

Küçükken duşta çok uzun süre kalırdım. Dakikalarca şarkı söyler, dans eder, bıkmadan oyun oynardım. Çıkmam gereken zamanlarda babam banyonun kapısını yavaşça açıp, “çıtırım” diye bana seslenirdi -evet babam hep “çıtırım” derdi ya da “çıtır kızım”-. Sonra yanıma gelip ellerime bakar, buruştuğunu görünce de “e yaşlanmışsın kızım bak buruşmuşsun, çık artık” derdi. Ellerimin buruştuğunu görünce ikiletmeden suyun altından çıkardım. Ufacık boyumla bile yaşlanmaktan korkuyormuşum. Yaşlanmayı kırışmak sanıyormuşum belli ki.

Sonra zaman geçti işte. Git gide boy attım, yaş aldım, bilgi ve tecrübe kazandım. Hatta kirpiklerimin arasında tek bir tel beyazım bile çıktı. Ama suya sevdam hiç değişmedi. Her şey değişti, o kaldı.

Zamanla fark ettim ki, yaşlanmak öyle zaman işi değilmiş. Yaşlanmak için suyun altında saatler geçirmeme de gerek yokmuş. Yaş almak, göz kenarlarında kırışıklıklarının oluşması ya da ne bileyim işte -çocuk aklıyla- ellerinin buruşması yaşlanmak değilmiş. Yaşlanmak çok başka bir şeymiş.

Yorulmakmış be, yorulmakmış.

Neyse ki artık ellerim buruşana kadar kalmıyorum artık suyun altında. Yaşlanmayı, buruşan ellerimi görmeyi beklemiyorum. Öyle ya, suyun altında buruşsam da bunu fark edip beni çıkaracak birini de bulamıyorum yanımda. Bu yüzden ben zaten buruşmuşken (yorulmuşken) suyun altında saatlerce geçirmeye ihtiyaç duymuyorum.

Teşekkür ederim anne, bana yüzmeyi öğrenmek için çırpınmam gerektiğini, yaşamak için çabalamam gerektiğini öğrettiğin için.

Ve teşekkür ederim baba, bana buruşana kadar “suda” kalmayı öğrettiğin için.


Ellerim buruştu baba, beni sudan çıkarmayacak mısın?

(Bu yazının her türlü hakkı saklıdır. İzinsiz ve isimsiz kullanılması yasaktır.)

2 yorum:

  1. Her emeğin yansıması vardır. Lakin bir itici güç vardır. Duruma sevinebilmek gerek, durumla gururlanmak...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir zamanda okudum ki yorumunu, nokta atışı yaptın adeta. Riv rivlerin kralısın. İyi ki varsın.

      Sil